AKHANE PDF Yazdır e-Posta
Bedri AĞAÇ tarafından yazıldı   
Cuma, 13 Şubat 2009 22:48

AKHANE

Son günlerde güzel ve yalnız memleketimde dikkatimi çeken bir konuyu siz hemşerilerimle paylaşmak istiyorum. Çok değişik alanlarda faaliyet gösteren küçük-büyük ticarethane ve kuruluşların tabelalarında “AK” lı isimlere oldukça sık rastlanıyor. Yine “AK” lı plakalardaki artış bir başka göze çarpan olgu.

Sorgulayıcı bir gözle bakabilen herkesin dikkatini çekebilecek bu “AK” sevgisinin nedeni ne olabilir diye düşünmemek elde değil. Acaba “GÜMÜŞ”le ilgili olabilir mi? Öyle ya gümüş de açık ve parlak rengi ile “AK”ı çağrıştırıyor olabilir. Somut artı değerini henüz görülmemiş ve görülme umudu tartışmalı olmasına rağmen, gümüşün en azından nostaljik sempatisi bu kente hakimdir. Bu neden akla yatkın gibi görünmekle beraber bu tez yeterince tatmin edici değil. Bu tutkulu modanın son yıllarda yoğunlaştığını göz önüne alırsak; daha mantıklı sebepleri olmalı.

O halde “AK” tutkusunun sebebini anlayabilmek adına konuya; ekonomik, sosyolojik, kültürel ve siyasi bir perspektifle bakalım. Gümüşhane; Türkiye’de  illere göre gelişmişlik sırasında 71 nci sırada ve Bayburt’la birlikte geri kalanın tamamı Güneydoğu illerinden oluşan ve 16 ili kapsayan en alt gelişmişlik grubunda yer almaktadır.(5 nci grup). Karadeniz bölgesinin en geri kalmış ilidir.(Yeni illerin bile çok gerisindedir.) Milli gelirden kişi başına aldığı pay son derece düşük durumdadır. Tamamının Doğu ve Güneydoğudaki ilerden oluşan içinde bulunduğu gruptaki birçok ilin; ne kadar etkisi göreceli ve tartışmaya açık gibi görülmekle beraber, en azından GAP gibi bir umudu varken; tarihin her döneminde daima devletine bağlı ve sadık kalmış güzel ilimin böyle bir hayali dahi yoktur.

Az sayıda düzene uyum sağlamak suretiyle işini yürütebilenlerin dışında! özellikle de küçük ölçekli işletme ve esnafın işleri hiç parlak değildir. Çok eski ve köklü işletmeler ya kepenk kapatmış ya da bunun hazırlığını yapar durumdadır. Sanayinin hayali bile mevcut değildir.

Tarımsal üretimden elde edilen gelir % 2.5 artarken, mazot fiyatlarındaki artış % 100, gübre fiyatlarındaki artış ise % 200’ü bulmuştur. Tarım ve hayvancılık bitmiş, köyler neredeyse boşalmış durumdadır. Kente de aradığını bir türlü bulamayan insanımız; artık yaşamak için çok zor ve sorunlara boğulmuş olmasına rağmen hala büyük kentlere göç etme eğilimi ve isteğini muhafaza etmektedir.

Kente işsizlik o kadar yoğun olarak hakimdir ki; kahvehaneler maalesef en yaygın işletmeler durumundadır. Ekonomik bozulma, işsizlik ve umutsuzluğun yarattığı kültürel bozulma; kente adi ve adli suçlarda ciddi artışlara yol açmaktadır. Çözüm gibi uygulanan “sadaka ekonomisi” ile insanlar muhtaç ve bağımlı halde tutulmaktadır.

Eğitim sektörü gelişmişlik sırasında 69 ncu sıradadır. Son yıllarda OKS ve ÖSS’daki başarı düzeyi yumuşak bir ifade ile mahcubiyet yaratmaktadır. Öyle ki söz konusu sınavlardaki başarı oranı; Mardin, Şırnak ve Hakkari gibi illerle hemen hemen aynı düzeydedir ve gelişme ve düzelme eğilimi de göstermemektedir. Sanayisi ve tarımı olmayan bir ilde, makus talihin yenilebilmesi için sarılacak tek umut kapısı olan eğitimin içinde bulunduğu bu durum, insanımızın gelecek umudunu iyice kırmaktadır.

Evet; yukarıda yaptığımız değerlendirmelerden sonra analizimize tekrar dönelim. Bütün bu trajik tablo gösteriyor ki; “AK” tutkusunun siyasi bir yanı olamaz, daha doğrusu eşyanın tabiatı gereği olması makul ve normal değil. Çünkü bu siyasi bir simgeyi çağrıştırıyorsa ve bu ifade “Adalet” ve “Kalkınma” kelimelerinin kısaltması olarak algılanıyorsa, güzel ilimin kalkınmadan payını adil olarak alamadığı aşikardır. Kısaca bu tutku karşılıksız, platonik bir aşk gibi, yani mantıklı değil.

Ama biz yine de polyannacılık oynayalım, hayal kurmaya devam edelim, mevcut hüzünlü durumumuza rağmen; söz konusu tabelaları, plakaları çoğaltalım ve hatta bence daha büyük bir adım atalım. Mademki karşılıksız olarak “hep destek, tam destekle yola devam”, ediyoruz ve gümüşün de ak bir maden olduğundan hareketle Gümüşhane isminin “AKHANE” olarak değiştirilmesi için bir kampanya başlatalım. Bakın o zaman iller arasındaki kalkınmışlık sıramız nasıl yükselecek, milli gelirden aldığımız pay nasıl artacak, işsizlik nasıl azalacak, esnafın işleri nasıl düzelecek ve eğitimin sorunları nasıl çözülecek. Haydi rasgele...

Bedri Ağaç

Yorumlar (0)
Sadece kayitli kullanicilar yorum yazabilir! Sitemizden tamamen yararlanmak için lütfen sitemize üye olunuz. Üye olmak için buraya tıklayın.
Son Güncelleme: Pazar, 25 Eylül 2011 01:38
 

Kimler Bağlı

Şu anda 3 konuk çevrimiçi

İstatislik

Üyeler : 1981
İçerik : 52
İçerik Tıklama Görünümü : 172897
You are here  :