Genelkurmay Başkanı'na Açık Çağrı

Malesef yüreğimiz burkularak görüyor ve izliyoruz ki, TSK(Türk Silahlı Kuvvetleri); üzerinde tarihin en ciddi ve büyük asimetrik-psikolojik harbi uygulanmak suretiyle ve inanılmaz bir itibarsızlaştırma ve yıpratma kampanyası ile yürütülen çeşitli tertip ve senaryolar sonucu; mensuplarından 52’si General yaklaşık 300’ü aşkın subayı (büyük çoğunluğu general adayı Kurmay Subay) terör örgütü üyeliği ve darbecilik suçlamaları ile aylardır tutuklu halde yargılanmakta olan, bütün bunlar yetmezmiş gibi; bölücü terörle mücadelesinde bölgede ve kamuoyu nezdinde sürekli yalnız bırakılan, çeşitli tertipler, itirafçı örgüt mensupları ve kimliği ve güvenilirliği meçhul gizli tanıkların iftiraları ile kahraman mensuplarının bir bölümü; casusluk, vatan hainliği, fuhuş ve santaj suçlarına bulaşmış gayrı ahlaki adi suçlu, darbeci, katliamcı, çeteci, suikastçı, ve adeta millet düşmanı gibi damgalanmaya çalışılan bir Silahlı Kuvvetler haline getirilmiştir.
Ve yine maalesef bu gidişata, geçmiş iki Genelkurmay Başkanı seyirci kalmış, bir önceki Genelkurmay Başkanı da görev ve sorumluluğundan kaçarak bu gidişe pasif bir tepki vermeye çalışmıştır. Şimdi ise; hükümetle uzlaşmış bir görüntü veren ve bu nedenle de hükümet çevrelerince iyi ve uyumlu olarak görülen yeni Genelkurmay Başkanı (ÖZEL) görevdedir. Herhalde bu uyumlu tarzdan cemaat de memnun ki, medyada yıpratma kampanyaları azaltılmış ve yumuşatılmaya başlanmıştır. Ancak bu gidiş belki mevcut Genelkurmay Başkanı için güzel imkanlar ve huzur içinde mutlu bir görev süresi sağlayabilir ama, ülkenin bekası ve TSK’nin Atatürkçü laik, demokrat, ulusalcı, onurlu ve kahraman mensupları için iyiye doğru gidişten söz etmek mümkün görülmemektedir. Çünkü ülke ile ilgili intikam vari hesapları olan şer güçler; kendilerine biat edilmeden ve yani TSK’ni adeta savaşmadan tam olarak teslim almadan, hatta en üst rütbelisi; 29 Ekim 20011 Cumhuriyet Bayramı kutlamalarında tebrikleri kabul töreninde provası yapılanın bir benzeri olarak Cemaat Liderine de medya önünde boyun kırıp teslim olmuş görüntüsü vermeden bu yıpratma kampanyası ve asimetrik–psikolojik savaş sona erdirilmeyecektir.
Tabloyu görüyor ve bizi neler beklediğini analiz edebiliyoruz. Ülkeyi dizayn ve güç askeri vesayeti kaldıracağım ve daha fazla demokrasi getireceğim söylemine karşın, demokrasiyi sözde hale getirecek otoriter ve baskıcı bir uygulama yolunda her geçen gün daha da fütürsuz adımlar atmak suretiyle adeta “otokratik sivil vesayeti” egemen kılmaktadır. Bu kapsamda psikolojik harekatı yürütenler; ülkenin dizaynı için önce TSK’nin dizay edilmesi gerektiğini bildiklerinden kafalarındaki gizli gündeme göre planlarını hayata geçirmekte, hiç görüşüne başvurmaya tenezül dahi etmeden TSK’ni yeniden dizayn etmektedirler. Bu yolda oldukça da mesafe maalesef alınmıştır. Yavaş yavaş haşlanan kurbağa misali toplumun refleksleri adeta uyuşturulmuştur. Bu olumsuz gidiş ve yanlış dizayna karşı insiyatifi ele almaya çalışmak, bu değişim ve dönüşümü ülke menfaatine uygun bir vizyonda gerçekleştirmek gerekmektedir.
Artık yapılacak çok fazla bir şey de bulunmamakla beraber, alınacak çeşitli tedbirlerle bu menfi planı bir nebze olsun bozmak, yavaşlatmak ve halkın özgür iradesi ile sorunun daha fazla kaosa yol açmadan barış içerisinde siyasi olarak çözmesini temenni etmek ve bu yolda demokrasi ve hukuk içinde bilinçli gayret göstermek tek ve geçerli seçenektir. Bu kapsamda önerilerimize bir tepki verilip verilmeyeceğinden ve gerçekten gereken tedbirlerin alınıp alınmayacağından emin değilim ama, 30 yılını TSK içerisinde geçirmiş konuya hakim bir vatandaş sorumluluğu ile alınması gereken tedbirler konusunda önerilerimi sıralayarak tarih önünde milletime karşı sorumluluğumu yerine getirmiş olacağımı düşünüyorum. Sıralayacağım önerilerin hedef ve maksatları ile ilgili uzun değerlendirmeler yapmak mümkündür ancak şimdilik sadece madde başlıkları ile belirtmek istiyorum. Altı, içeriği ve kapsamı ilgili kurum ve birim tarafından doldurulabilir.
1. Jandarma TSK bünyesinden çıkarılarak her açıdan içişleri bakanlığına bağlanmalı, jandarma subaylarını da İçişleri bakanlığını bünyesinde Jandarma Genel Komutanlığı yetiştirmelidir. jandarma sorumluluk sahası daraltılmalı, üniversite kampüsleri başta olmak üzere tüm il, ilçe ve belde merkezleri ve merkezlere bağlı meskun mahaller ve civarında mevcut jandarma yetki ve selahiyyeti süratle polise devredilmelidir. Jandarma mecburi askerlik uygulama alanından çıkarılarak tamamen özel ve profesyonel güvenlik birimi haline dönüştürülmelidir. Devlet karayollarında Jandarmanın trafik ve yol kontrollerine derhal son verilmelidir.
2. Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı, Meclis Muhafız taburu, Saray ve müzelerde bulunan askeri birim ve teşkilatlar lağv edilerek bu bölge ve yerlerin güvenlik ve sorumluluğu polis veya özel güvenlik birimlerine devredilmelidir.
3. Zorunlu askerlik süresi kısaltılarak tektip hale getirilmeli, yedek subaylık uygulaması kaldırılmalıdır. Süratle profesyonel askerlik uygulaması başlatılmalı, bu kapsamda uzman erbaş uygulaması rehabilite edilerek erlerin tamamı sözleşmeli ve ücretli profesyonel hale getirilmelidir. Bu uygulamaya geçilmesi ile beraber, bedelli, dövizli askerlik uygulamalarına son verilerek mecburi temel askerlik hizmeti altı hafta olarak uygulanmalıdır.
4. Tüm muharebe, muharede destek ve ulaştırma, ikmal ve bakım dışında tüm sınıf görevleri ve kadroları sözleşmeli sivil personel ve sivil sektöre devredilmeli, bu sınıflar dışında subay ve astsubay istihdamı derhal kaldırılmalıdır. İdari ve hizmet görevlerinin hiçbirisinde muazzaf personel çalıştırılmamalıdır.
5. Subayların tamamı Askeri Lise mevzunu olarak Harp Okullarından, Astsubayların tamamı Astsubay Hazırlama Okullarından temin edilmeli, bunun dışında personel teminine derhal son verilmelidir.
6. Doktor başta olmak üzere askeri sağlık personeli uygulamasına son verilmeli, GATA sivilleştirilerek YÖK’e, diğer üçüncü, dördüncü ve beşinci kademe asker hastaneleri Sağlık Bakanlığına Devredilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaç duyacağı sağlık hizmeti Sağlık Bakanlığından temin edilmelidir. TSK mensupları OYAK Bünyesinde kesilecek ilave pirim karşılığı özel sağlık sigortası ile ilave sağlık güvencesine kavuşturulmalıdır.
7. Orduevleri ve Özel Eğitim Merkezleri(Kamplar) başta olmak üzere hertürlü sosyal tesisin, yapım, onarım, bakımı, işletilmesi ve güvenliği yine Silahlı Kuvvetler mensuplarına hizmet vermek üzere sivil özel sektör ve kurumlara devredilmelidir.
8. Kurmaylık uygulamasına derhal son verilmeli, Harp Akademileri üst subaylığa geçişten önce bir yıl olarak tüm subaylara zorunlu bir kariyer eğitimi olarak uygulanmalıdır.
9. Askerlikte yaş, dönem ve mezuniyet kıdemi hiyerarşisini bozacak hertürlü erken terfi ve kıdem verme uygulamasına son verilmelidir. Bununla birlikte kapsam ve çerçeveye bağlı kalmak üzere Astsubaylıktan Generalliğe kadar ilerleme fırsat ve olanağı da sağlanmalıdır.
10. Genaral kadrosu yarı yarıya azaltılmalı, en az % 10 kadın General Kontenjanı uygulamaya konulmalıdır.
11. Cumhurbaşkanı ve Başbakanın Askeri Danışmanlığı uygulanması kaldırılmalıdır. Her iki birimin de askeri danışmanı Genelkurmay Başkanıdır.
12.Cumhurbaşkanlığı Askeri Yaverlik uygulaması ve MSB Bakanı emir subaylığı uygulaması kaldırılmalıdır. Cumhurbaşkanı Yaverlerinin yürüttüğü görevler polise devredilmelidir.
13. Güneydoğuda askeri birimler merkezlere ÜS konseptinde toplanmalı, küçük il ve ilçelerin güvenliğinin sağlanması sorumluluğu tamamiyle içişleeri bakanlığına devredilmelidir. Herşeyiyle kendine yeten ve gerektiğinde süratle heryere intikal edebilen hızlı çevik ve ateş gücü yüksek birlikler haline getirilmelidir. Bu bölgelerde hizmet süresi birer ikişer yıl ile sınırlandırılmalı, ailelerin burada ikametine izin verilmemelidir.
Editör Notu:
Fotoğraf: http://www.turkmilitary.com/
|