BÜYÜK YANILGI PDF Yazdır e-Posta
Bedri AĞAÇ tarafından yazıldı   
Perşembe, 26 Şubat 2009 00:20
                  BÜYÜK YANILGI
 

Yaklaşık 30 yıldır terörle yaşayan bir ülke durumdayız. Ülkemizin yaklaşık yedide biri kadarlık bir bölgede  yıllardır düşük yoğunluklu bir savaş yaşıyoruz. Binlerce vatandaşımızı kaybettik, kurtuluş savaşından fazla sayıda şehit verdik. Her seferinde terörün belini kırdığımızı  ilan ettik ama  kelebek etkisi gibi sürekli aynı senaryoyu ve filmi tekrar tekrar yaşadık ve yaşıyoruz.

Bir kuşak terör olgusunun alabildiğine yaşandığı bir dönemde yetişti. Ülkemizin önemli bir bölümünde yıllar süren olağanüstü yönetimler uyguladık. Milyarlarca dolarlık kaynağı bu uğurda harcadık. Peki sonuç; koca bir hiç. Üstelik terör örgütü siyasi alanda tabanını genişletmekte, yerel yönetimler aracılığı ile siyasi temsil gücünü elde tutmakta, artan mikro kürt milliyetçiliği taban bulmakta, sonuçta bölge insanının yüreğine düşen özgürlük ve bağımsızlık söylemi basit ve temel hak ve hürriyet arayışlarını çoktan aşarak bir ülküye, nihai bir siyasi hedefe dönüşmekte ve ülkenin üniter yapısının muhafazası her geçen gün daha da güç hale gelmektedir.

 Psikolojik savaş merkezleri her konuda olduğu gibi bu konuda da devrededir ve körletmeye, bulandırmaya devam etmektedir. Bilim ve düşünce üretmekten aciz bir yapıda olduğu için tüm akademik formasyonunu ithal ve yabancı kaynakların, görüşlerin ulusal bir bakış açısından uzak bir biçimde aktarılması dışında fazla bir fonksiyonu olmayan üniversite yapısı; yabancı kaynaklardan fonlanan bu nedenle de maniplasyon ve yönlendirmeye son derece açık sivil toplum örgütleri, yurt dışı öğrenim, eğitim, burs ve kurslarla farkında olmaksızın yabancı hayranı durumuna gelmiş bürokratları; yurt dışından maddi ve manevi destek alarak isim yapmak, tanınmak, popüler olmak,  büyük ödüllerle ödüllendirilebilmek için genleri, kökenleri ve kanları itibari ile aslında bu büyük milletin ferdi olmaktan çok uzak oldukları için utanmadan, sıkılmadan millete ve onun değerleri, tarihi ve unsurlarına hakaret eden, söven, dürüstlük, ahlak ve tutarlılıktan yoksun bir kısım sözde aydını; uluslararası arenada ülkesine yönelik iftira kampanyasına coşkuyla katılım karşılığı cömertçe ödüllendiriliyor.

PKK konusunda ‘sabrımızın taştığına’ dair retorik, bu konuda hiçbir şey yapamayan hükümetlerin artık kanıksadığımız klasik söylemidir. Dünyaya Türk ulusu adına bakmaktan aciz ve bu konuda zaten isteksiz olan, iktidarda kalmak ve gücü elinde bulundurmak için halkın gönüllü desteği ve maneviyatından ziyade, yabancı unsur ve merkezlerin sempati ve desteğini almak ve bunu sürdürmek adına her türlü tavizi vermeye hazır yönetim anlayışının işbaşında bulunduğu bir Türkiye’nin Kuzey Irak’a ‘tek yönlü irade’ile müdahale edemeyeceğini hepimiz biliyoruz. PKK meselesinde’ ABD’nin yaptırımcı iradesine muhtaç olduğumuzu, bu durumu bizzat kendimizin yarattığını, maalesef ABD’nin PKK’ya doğrudan müdahale etme politikasının ‘inşallah!’ seviyesinden öteye gitmediğini de hepimiz biliyoruz.

 Ne kırmızı çizgimiz kaldı, ne de istediğimiz herhangi bir şeyi elde edebildik. Hatta, ABD’nin Talabani ve Barzani’yi baş tacı etmesinin nedeni bizzat biziz! Irak konusunda Türkiye’nin elini kolunu bağlayan, yanlış dış politikalardır. “KURBAN OLAM AYINA YILDIZINA” gibi Türk bayrağı üzerinde hem milliyetçi hem de din kutsalına ilişkin kavramları birleştiren bir propaganda, ilgililerin sorumluluğunu gözden kaçıramaz ama maalesef garip halkımıza bir nefeslik afyon etkisi sağlayarak, iflas etmiş politikalarının ömrünü biraz daha uzatmaktadır o kadar.

Tabi ki büyük bir sürprizle iktidarı ele geçiren ancak, yönetim için birikimi, vizyonu, altyapısı ve donanımı son derece yetersiz olan yönetim anlayışı, ülkenin bekası için hayat-memat meselesi olan böyle bir konuda politika ve hareket tarzı üretmeyi sadece bu “çok değerli diplomat ve bürokratlarına” bıraktığı için olayı ulusal ölçekte değerlendirememiş ve büyük orta doğu ve bölgesel vizyon yerine sadece ırak’ın kuzeyine takılıp kalmıştır. Peki, söz konusu bölge ile ilgili politikalarımız bari isabetli mi olmuştur? Maalesef, her zaman olduğu gibi yanılgı ve hayal kırıklılığı.

Türkiye Ortadoğu’da oluşmuş fiili durum ve yaşanan süreçle ilgili hala bir kapsamlı politika geliştirememiştir. Oysa Türkiye’de iktidarı ve gücü elinde tutanlar Ortadoğu vizyonunu bilinçli, sistematik ve kararlı bir biçimde ortaya koyamazsa, sadece olayları takip ederek günlük ama etkisiz politikalar üretmenin ötesine geçemeyecek ve bu ortamda derin akıl ile analiz edilmeksizin oluşturulan günlük politikalar da Türkiye’nin uluslararası konumunu giderek zayıflatmaya devam edecektir.

           Başbakanımız; İsrail başbakanı Olmert ile İsrail’in Gazze saldırısı ve katliamından üç gün önce Ankara’da altı saat baş başa görüşüyor, İsrail Büyük Elçisi; Türk hükümetine operasyonun başlatılacağı bilgisinin verildiğini açık sözlülükle televizyonlarda açıklıyor. Mecliste muhalefetin ortak önerge ile İsrail’in kınanması önergesi AKP grubunca reddediliyor. Bütün bu olanların insanımız üzerinde yarattığı hayal kırıklığı, kafa karışıklığı ve tereddütleri bertaraf etmeye dönük sert beyanlar ve açıklamalarla durum geçiştirilmeye çalışılıyor. Akabinde; Davos’ta başbakanımız İsrail Cumhurbaşkanı ile daha önce planlanmış bir görüşme yapıyor. Görüşme esnasında kameraların önünde “Kasımpaşalı “ tavırları ile oldukça sert ve taviz vermez bir görüntü çiziliyor. AKP İstanbul İl Teşkilatı; sanki daha önceden buna hazırlanmış gibi, bu işi bir şova dönüştürmek üzere gece yarısı çoluk çocuk binlerce kişiyi, ses yayın sistemi, bayraklar ve “Hoş Geldin Davos Fatihi “ gibi pankartlarla, “süratle” havaalanına karşılama komitesi gibi yönlendiriyor. Başbakanımız gururlu, halkımız mutlu, bir hafta öncesine kadar sergilenen pasif ve etkisiz imaj silinmiş ve unutturulmaya terkedilmiş olarak şov tamamlanıyor. Evet durmak yok yanılmaya devam..

Bedri AĞAÇ

Yorumlar (0)
Sadece kayitli kullanicilar yorum yazabilir! Sitemizden tamamen yararlanmak için lütfen sitemize üye olunuz. Üye olmak için buraya tıklayın.
Son Güncelleme: Çarşamba, 22 Nisan 2009 17:17
 

Kimler Bağlı

Şu anda 7 konuk çevrimiçi

İstatislik

Üyeler : 1981
İçerik : 52
İçerik Tıklama Görünümü : 172923
You are here  :